Lipödemin patofizyolojisinde östrojenin rolü, hormonel değişikliklerle ilişkili olarak yağ dokusunun anormal birikimiyle bağlantılıdır. Östrojen sinyal yolaklarındaki bozulmalar, lipödemin gelişimine katkıda bulunabilir.
MTHFR gen polimorfizmleri, vücudun östrojeni düzgün bir şekilde metilleme ve metabolize etme yeteneğini bozarak östrojen seviyelerini dolaylı olarak yükseltir.
o Azalmış Metilasyon
o Zayıf Östrojen Detoksu
o Disbiyoz ve Östrojen Geri Emilimi
DNA metilasyon oyuncularından: BETAİN
BETAİN, metilasyon için önemli bileşenlerden biridir. Metil grupları homosistein metiyonine dönüştürülmesi için önemlidir ve gen ifadesinde önemli olan DNA metilasyonunu destekler.
BETAİN, uzun yaşamı desteklemesinin yanı sıra, hücreleri ve dokuları oksidatif stresten korur. Anti-inflamatuvar fonksiyonlara sahiptir.
Pancarda bolca bulunan BETAİN, kinoa ve ıspanak gibi başka gıdalarda da bulunur. Yumurta veya kırmızı et gibi gıdalardan aldığımız KOLİN de metillenerek BETAİN’e dönüşür.
Lipödem Beslenmesi’nde ORAC ( Oxygen radical absorbance capacity) değeri açısından faydalı içeriğe sahip olan besinler nelerdir?
• Öğütülmüş Karanfil
• Öğütülmüş Sumak
• Gooseberry (amla-Hint Bektaşi Üzümü)( Phyllanthus emblica)
• Kızılcık (berberis vulgaris içeriği)
Berberis Vulgaris: Günde iki üç doz 500mg kullanımı işlevsel görünmektedir. İlaç etkileşimi açısından dikkatli olunmalıdır.
• Yaban Mersini (Likapa)
• Nar (flavanoid içerir+ yüksek miktarda tüketilmemeli)
• Zerdeçal
• Kale
• Limon kabuğu, Portakal kabuğu (Hesperidin içeriği)
*Meyve grubu hafif miktarda fitoöstrojen türü olan flavonoid içeriğine sahip olabilir. Ancak hormonel etkileri yüksek tüketim miktarına paralel olarak görülebilr.
Lipödem Beslenmesi’nde Fitoöstrojen içerikleri açısından tüketilmesi sakıncalı olan besinler nelerdir?
Fitoöstrojenler, bazı bitkilerde doğal olarak bulunan, yapısal olarak östrojene benzeyen bileşiklerdir. İnsan vücudundaki östrojen reseptörleriyle etkileşime girerek östrojen benzeri (ya da karşıtı) etkiler gösterebilirler.
*Süt ve süt ürünleri, ineklerin doğal hormon seviyelerinden etkilenebileceğinden dolayı bu grubunda elimine edilmesi gerekmektedir.
Fitoöstojenik içeriğe sahip besinler aşağıda listelenmiştir:
İzoflavonlar (Isoflavones)
• Soya fasulyesi ve soya ürünleri (tofu, soya sütü, miso, tempeh)
• Yonca filizi (alfalfa sprouts)
• Baklagiller ( Mercimek, nohut, fasulye)
• Edamame
• Hurma (ölçülü miktarda ise hafif etki)
• Şerbetçiotu
• Adaçayı
📌 Not:
İzoflavonlar, en çok çalışılmış fitoöstrojen grubudur. Başlıca bileşenleri genistein ve daidzein’dir. Özellikle Asya diyetlerinde yaygındır ve menopoz semptomları, kemik sağlığı ve hormonla ilişkili kanserler üzerine etkileri yoğun şekilde araştırılmıştır.
Lignanlar (Lignans)
• Özellikle keten tohumu (Günde 1 tatlı kaşığı tüketilebilir ancak yüksek miktarda kullanılması hormonel etki yaratabilir.)
• Tam tahıllar, Karabuğday, Arpa, Yulaf
• Susam Tohumu ve Yağı (orta düzeyde lignan içerir.)
• Chia Tohumu (Salvia hispanica) (ölçülü miktarda kullanılabilir + çok zayıf etki)
• Şeftali
📌 Not:
Lignanlar, bağırsak bakterileri tarafından enterolakton ve enterodiol adlı östrojen benzeri bileşiklere dönüştürülür. Bu dönüşüm, bağırsak sağlığının fitoöstrojen etkisi üzerindeki rolünü de gösterir.
Kumestanlar (Coumestans)
• Yonca filizi (red clover)
• Meyan Kökü ( ölçülü miktarda ise hafif etki)
• Brüksel lahanası
• Brokoli
📌 Not:
Kumestanlar daha az yaygın olmasına rağmen, güçlü östrojenik aktivite gösterebilirler. Coumestrol en bilinen örneğidir.
Flavonoidler (Flavonoids)
• Maydanoz (Petroselinum crispum)
• Adaçayı ( Salvia officinalis L.)
• Isırgan ( Urtica diodica L.)
• Civanperçemi ( Achillea millefolium)
• Sarımsak (Quercetin içeiği + Sülfür Bileşenleri)
• Havuç (luteolin), Nar, Elma (zayıf etki)
📌 Not:
Her flavonoid östrojenik değildir, ancak bazı alt grupları fitoöstrojenik etki gösterebilir. Ayrıca antioksidan özellikleriyle de bilinirler.
ÖZETLE,
Fitoöstrojenik içerikten zengin besinler BAKLAGİLLER, SOYA ve KETEN TOHUMU’dur. Bu besinlerin tüketiminden kaçınılmalıdır.
🤔 PEKİ MEVSİM GEÇİŞLERİNDE LİPÖDEM PROFİLİNDE MORARMADA ARTIŞ NEDEN GÖRÜLÜR ? 🤔
Bahar aylarında sıcaklıkların artması, kan damarlarının genişlemesine (vazodilasyon) neden olabilir. Kan damarlarının genişlemesi, kan akışının hızlanmasına ve damar duvarlarının daha ince hale gelmesine; protein kaybı ve ödeme yol açabilir. Bu durum, özellikle lipödemli bireylerde damarların zayıf yapısına bağlı olarak, damarların kolayca hasar görmesine neden olabilir. Kanama eğilimindeki artış, morarma riskini yükseltir.
Referanslar:
Katzer, K., Hill, J. L., McIver, K. B., & Foster, M. T. (2021). Lipedema and the Potential Role of Estrogen in Excessive Adipose Tissue Accumulation. International Journal of Molecular Sciences, 22(21), 11720.